Hititler Hakkında Bilgi? Kimdir? Tarihi? Dini İnançları?

13 min


0

Bu yazımızda sizlere Hititler hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Hititlerin Anadolu’da yaşayan ilk medeniyet olarak bilinmesi benim ilgimi çekti. Hititlerin Anadolu topraklarına neden göç etti? ve daha sonra bize ne gibi miraslar bıraktı? Hititlerin topraklarımıza getirdiği örf ve adetler günümüzde hala devam ediyor mu? gibi soruların cevabını merak ettim ve araştırmaya başladım. Elde ettiğim bilgileri sizinle paylaşıyorum.

Hititler Kimdir?

Hititler m.ö. 2000 yıllarında Anadolu da hüküm sürmüş medeniyettir. Hint ve Avrupa kökenli olan Hititler, Anadolu’ya göç ederek Hatti beylikleri üzerinde hakimiyet kurmuşlar. Hititler tarihi 3 dönemden oluşur,

  1. Eski Krallık (M.Ö 1800 -1400)
  2. Yeni Krallık (M.Ö 1400-1200)
  3. Geç Hitit Devleti (M.Ö 1200-700)

Anadolu’nun ilk büyük devleti olan Hititler, kendilerinden önce yaşatılan kültürle ve civardaki Arap ülkelerin kültürlerini kaynaştırarak Anadolu uygarlığın temelini atmışlardı. Hititler hakkında kısa bir özet geçtikten sonra tarihçesini beraber değerlendirelim.

Hititlerin Tarihçesi

Anadolu’ya nereden göç ettikleri hakkında bir çok söylenti var. Bazı araştırmacılara göre Hititler, Kafkasya’dan, Çanakkale’den veya Doğu Karadeniz’den topraklara giriş yaptıkları söyleniyor. Ama söylentilerin arasında en çok kabul gören ise Hititlerin Kafkasya üzerinden Anadolu’ya göç ettikleri yönündedir.

M.Ö 2000 yıllarında Hititler aslında toplu göç ilkeleriyle değil de daha ziyade küçük gruplar halinde Anadolu’ya yerleşiyor. Bunun nedeni ise Anadolu topraklarında farklı kültürleri ve yaşam biçimini çabuk öğrenmek için yerel halkın yardımına ihtiyaçları vardı.

Birbirini izleyen göçler sonucunda Anadolu’ya yerleşip etki alanlarını genişletip kendi toprak bütünlüğünü savunma başladılar. Anadolu uygarlığı Hititler Anadolu topraklarını iyice benimsedikten sonra M.Ö 1800 yıllarında küçük hitit beylikleri tek çatı altında toplanmaya başladı.

Dipnot: Hitit Krallığı, Başkomutan, Başyargıç ve Başrahipten oluşuyor

Hititlerin güçlendiğini fark eden Kuşşara kralı Pithana ve oğlu Anitta Hattuşa şehrine saldırı düzenler. Bu Saldırının iki nedeni vardı.

  1. Kuşşara Kralı civarda gün geçtikçe güçlenen Hititleri engellemek
  2. Hititlerin en yoğun hatta merkez olarak belirledikleri Hattuşa (bugün Corum – Boğazköy) şehrinin çok hazinelerin olduğunu tahmin etti

Hattuşa’yı işgal ettiklerinde şehirde ganimet bulamayınca Kuşşara kralı çok sinirlenir ve şehri tamamen yakıp yıkar ve şu meşhur sözleri dile getirir:

“Geceleyin yaptığım saldırı ile şehri aldım. Yerine yaban otu ektim. Benden sonra her kim kral olur ve Hattuşa’yı yeniden iskan ederse gökyüzünün ( Fırtına Tanrısı) üzerinde olsun”

Hititler uğradıkları yenilgiden sonra bütün beylikler toplanır ve yeniden tek çatı altında yönetilmeyi kararlaştırır. Böylelikle Hititlerin ilk başkomutanı 1. Hattuşili seçilir ve Hattuşa şehrini yeniden inşa ederek başkent olarak ilan eder.

Dipnot: Hattuşa şehri bugün Corumda bulunan Boğazköy olarak bilinen yerdir. Boğazköy bulundurduğu antik kalıntılar nedeniyle UNESCO’nun Dünya Kültür Mirasları listesinde yer alır.

Hititlerin Ticaret Yolları Stratejisi

Böylelikle Hititler ilk devletini M.Ö. 1700 yıllarında kurmuş oldu. Hititler devleti kurduktan sonra güneye doğru yöneldi ve Suriye’de bulunun şehir hükümdarlarına saldırarak devre dışı bıraktı (Halep’ten Babil’e kadar). Böylelikle Mezopotamya da bulunan ticaret yollarını ele geçirmiş oldu. Ticaret yolları Hititlerin kendilerini dünyaya kabul görmeleri için büyük önem arz ediyordu. Hititlerle devlet ilişkilerini kim üst düzeye taşıdıysa ona göre onlara ticarette kolaylıklar sağlandı.

Hızlı büyüyen Hitit Devleti taht kavgasıyla duraksama dönemine girdi. Murşili ( o zamanın Devlet Yönetici) Hantili tarafından öldürüldü. Hantili, Hitit Devlet Yönetimini ele geçirmiş olsa da o da Zidanta tarafından öldürüldü. Bir kaç ay süren taht kavgaları yüzünden Toros dağların güneyinde bulunan toprakları Mitanni Krallığına kaptırdı.

Telipinu tahta geçince, saraydaki kan davalarını durdurmayı başardı. Önceki kralların uzak bölgelere yaptıkları seferleri durdurarak, Anadolu’yu kendi içinde tutarlı bir idari teşkilat altına almaya çalıştı. Bu amaçla eyalet sistemini kurdu. Telipinu fermanı olarak bilinen fermanı yayınlayarak, taht verasetini belli kurallara bağladı.

Hitit İmparatorluğunun Çöküşü

Hitit İmparatorluğu’nun M.Ö. 1200’den kısa bir süre sonra yıkılma nedeni halen tam olarak anlaşılamamıştır. İmparatorluğun yıkılmasına çeşitli etkenlerin neden olduğu değerlendirilmektedir. Son büyük kralın hüküm sürdüğü dönemde, halk içinde huzursuzluklar ve Hitit aristokrasisinde giderek artan çatışmalar baş göstermiştir.

Hitit Devleti’nin ayakta olduğu son yıllara tarihlenen yazılı kaynaklar, sefalet içinde olduğu belirtilen Anadolu’ya Suriye ve Mısır’dan büyük miktarlarda tahıl sevk edildiğini kanıtlamaktadır. Aynı zamanda Anadolu’daki huzursuzluklar ve Suriye üzerindeki Hitit etkisinin azalması da Hitit İmparatorluğu’nun yıkılmasında neden ya da sonuç olarak değerlendirilmektedir.

Vikinglerin Tarihi Hakkında Bilgi Edinmek İstiyorsanız; “Vikinglerin Tarihi ve Dini İnancı” yazımızı okuyabilirsiniz.

Hititlerin konuştuğu Dil

Hitit Dili, Hititlerin dili, Hint-Avrupa Dillerinin Anadolu`nun alt grubuna dahildir. Muhtemelen bir Hint-Avrupa öncesi eski Anadolu dili konuşan Hattilerden Hatti ifadesini ülkeleri için kullanmışlardır. Buna karşın dillerine Kaniş (Neşa) kentinden alınma Nesili (Nesçe) derlerdi. 

Hititçe, bugüne kadar bilinen en eski Hint-Avrupa dilidir. Hitit İmparatorluğu`nda bunun dışında Luvi ve Pala dillerinde olduğu gibi Hititçe`yle az veya çok akraba olan başka diller de kullanılmaktaydı. Luvca`nın dinsel konularda önemi vardı. Hitit hiyeroglif yazısı ve Luvi dili Bu dillerle beraber Hititçe, diğer Hint-Avrupa dillerinden kelime hazinesi açısından kısmen farklı olan Hint-Avrupa dillerinin Anadolu kolunu oluşturmaktaydı. 

vikipedia

Bunun yanında farklı yazılar da kullanımdaydı. Resmi diplomatik yazışmaları ve saray arşivleri í‚sur (Akad) çivi yazısıyla yazılırken kayalardaki kabartmalar ve yazıtlar için Hiyeroglif denilen yazı kullanılırdı. Bugün, bu harflerle yazılan dilin bir Luvca lehçesi olduğu bilinmektedir. Hurricede önemli bir diplomatik yazışma diliydi ve bilhassa Mittani İmparatorluğu`yla yapılan yazışmalarda kullanılırdı.Hitit çivi yazısının dili Friedrich Hrozny tarafından 1915`te çözülmüş, Hitit hiyeroglif yazısının 1940`lı yıllarda başlayan çözülmesinde ise Helmuth Theodor Bossert`in büyük katkısı olmuştur. 

vikipedia

Hititler Zamanında Kaç Dil Konuşuluyordu

tarihiolaylar

Yapılan araştırmalarda Hitit yerleşimlerinde bulunan yazılı belgeler, Anadolu’da aynı dönemde Hint-Avrupa dillerinin en eskisi olan Hititçe’den başka, yine aynı dil grubuna ait Luvi ve Pala dillerinin, ayrıca Hurrice, Hattice ve Akadca’ nın yazı dili olarak kullanıldığını göstermektedir. Yani Hitit zamanında yaygın olarak 6 dil kullanılıyordu.

Çivi yazısı ile yazılan bu dillerde her işaret bir heceyi simgeler. Hititlerin kullandığı bir başka yazı türü de Luvi dilinde yazılan ve hiyeroglif denen resim yazısıdır. Hititlerin kullandığı ve Mısır hiyeroglifinden tamamen farklı olan bu hiyeroglifte, heceler hatta kelimeler tek bir işaretle temsil edilebiliyordu. Hiyeroglif daha çok mühürlerde ve kaya anıtları gibi büyük yazıtlarda tercih edilmekteydi. Hititlerde okur yazarlık yalnızca çok küçük bir gruba ait bir beceri olarak kabul edilirdi. Çivi yazısını kralların da (LUGAL.GAL) okuyamadıkları, aldıkları mektupların sonunda yer alan ve yazıcıya hitap ettiği anlaşılan “sesli oku” ibaresinden anlaşılır.

Çivi yazısıyla yazılmış metinler arasında yıllıklar, törensel metinler, tarihi olaylara ilişkin belgeler, antlaşmalar, bağış belgeleri ve mektuplar vardır. Bu yazı kil tablet üzerine, kalem yerine kullanılan sivri uçlu bir araçla, kil henüz ıslakken kazılarak yazılıyordu. Kil tabletlerin, özellikle yangın geçirip sertleşmiş olanları, günümüze kadar iyi durumda gelmiştir. Ahşap ve maden tabletlerin varlığı yine metinlerden bilinmektedir. Hattuşa’da 1986 yılında bulunan ilk madeni tabletin üzerinde “Hitit Kralı ile Tarhuntaşşa Kralı arasındaki bir antlaşmanın” metni vardır

corumkulturturizm.gov.tr

Hititlerin Kullandığı Çivi Yazısı

pixabay

M.Ö. 3000 yıl öncesine dayanan bir yazı yazma şeklidir. Hititler’den önce Sümerler ait yazılar bulunmuştur. İlk yazıtlar çiviyle Sümerlere ait olduğunu bilinmekte. Sümerler zamanında Rahipler depo mallarını kayıt altına almak için çivi yazısını kullanmışlar.
1844’te bir İngiliz subay olan Henry Ravlinson tarafından çözülmüştür. Böylece ilk uygarlıklara dair bilgiler de gün yüzüne çıkarılmaya başlanmıştır. Bu yazı tipi papirüs’ün icat edilmesiyle son bulmuştur.

Hititlerin Dini İnancı Hakkında Bilgi

Hitit Dinini ele aldığımızda bir çok farklı etnik kökenlerin bir araya gelip Hitit Dini oluşmuş. Hititlere ait dini inançlarında çok tanrılı yani Politeistik inanış vardı. Ayrıca Hitit dini halkın yaşayış biçiminden etkilenerek yön aldığı için köy hayatı bazlı, pastoral, tarım vurgusu barındıran semboller ve yapılar içeren bir dindir.
Hitit dininde tanrılar ile insanların dünyası birbirinden ayrı olarak kabul edilirdi. Bu iki dünyanın birbiriyle kesiştiği tek nokta kraldı.

Hitit Dini İnancında Yer Alan Tanrılar

  1. Fırtına Tanrısı: Hititlerin baş tanrıçası olarak kabul edilirdi. Hatta Hitit Devletinin en önemli birleştirici gücünü oluşturuyordu. Hitit dini ve mitolojisi köy hayatına endeksliydi. Fırtına Tanrısı diğer bir adıyla Gök Tanrısı toprağın bereketinden sorumlu tanrılardı.
  2. Yeraltı Tanrıcası: Hitit İnancına göre yeraltı tanrısı ölülerden sorumlu tanrıydı. Hititler ölen yakınlarını şehir meydanına getirir ve etrafında toplanıp dualar edilirdi.
  3. Salgın Hastalıklar Tanrıcası: Hititlerin korktuğu tanrıdır. Veba hastalığının bu tanrı yüzünden çıktığını ve insanlığın düşmanı olarak bilinen Tanrıdır. Bugün şeytan veya iblis diye adlandırdığımız tanrı zamanında Şulinkatte olarak adlandırılmıştır. Bu tanrının bazı insanları veba hastalığı ile lanetlediğini düşünürlerdi.
  4. Savaş Tanrıcası: Wurunkatte
  5. Taht Tanrıcası: Halmasuit
  6. Büyü Tanrıcası: Katahzipuri
  7. Işık Tanrısı: Siu
  8. Av Tanrısı: Kurunta
  9. Gün Tanrısı: Hitit dini inancına göre adı Sivvat
  10. Gece Tanrısı: İspant
  11. Su Tanrısı: EA
  12. Aşk Tanrısı: İştar

Hitit İnancına Göre Tanrıların Devamı

  1. Ay Tanrısı: Sin
  2. Bilgelik Tanrısı: Enki
  3. Yağmur Tanrısı: Adad
  4. Kötü Haber Tanrıcası: Sulat
  5. Sonsuzluk Tanrısı: Moummou
  6. Yeryüzü Tanrısı: Kisar
  7. Hava Tanrısı: Enlil
  8. Tarım Tanrısı: Telipinu

Hitit inancına göre, Tanrılar tıpkı insanlar gibi yaşamakta, yiyip içmekte, aralarında kavga etmekte, birbirleri ile evlenmekte ve çocuk sahibi olmaktadırlar.Hititlerin Tanrılarını kendileri gibi düşündüklerini en iyi biçimde Boğazköy (Hattuşa)’de yer alan Yazılıkaya açık hava tapınağında görmek mümkündür. Boğazkale’nin yaklaşık 2 km. kuzeydoğusunda kalker kaya sivrileri arasında yer alan iki doğal kaya odasını Hititler, kült törenlerini yerine getirmek için kullanmışlardı. Bu kutsal alanın kaya yüzeylerine usta bir işçilikle yapılmış sahnelerde yer alan Tanrılardan; erkek Tanrıların çoğu ucu sivri, konik biçimde ve boynuzlarla donatılmış bir külah giydikleri görülür. Külahlarında yer alan boynuz sayısının çokluğu Tanrının rütbesinin yüksekliğini gö

bilgicik.com

Hitit Kültürü

Hitit Uygarlığı ile günümüzde Anadolu’da yaşanan kültür ile benzerlikler göze çarpıyor. Mesela Hititler döneminde kullanılan kaplar ile günümüzdeki kaplar aynı. Anadolu insanı hala Hititlerden kalan alışkanlıkları devam ettiriyor.

Anadolu topraklarında yaşamış uygarlıklarda yaşanan etkinlikler hala günümüzde devam etmektedir. Örnek olarak baharın müjdeleyicisi Nevruz günümüzde kutlanmaktadır. Hititler dönemine ait yazılara bakıldığında onlar da Nevruzu ( tabi başka bir isimle) andığını ve kutladığını görebiliyoruz.

Hitit uygarlığında görülen ve günümüzde devam eden diğer kültürel benzerlikler:

  1. Kurşun dökme,
  2. İç güveyisi evlilik törenleri
  3. Dini mekanlara saygı
  4. İslam dininde de temizliğe ve hijyene önem verilmiştir Hititlerde de, Hitit Uygarlığında hem maddi yani vücut temizliği hem de manevi temizlik yapılmadan tanrının huzuruna çıkılmazdı.
  5. Hititlere ait olan tabletlerde gözüküyor ki; Hititler de somun ve yufka ekmek tüketiyormuş. Ayrıca buğday ve arpa gibi ürünlerden ekmek üretimi de yapıldığı gözüküyor. Günümüzde de aynı ekmekleri bizde tükettiğimize göre ekmek kültüründe de bir benzerlik olduğunu söyleyebiliriz.

“Hititler savaşarak aldıkları yerlerde insanları ezmek yerine onlara hoşgörülü davranmışlar ve onların dinlerine saygı göstererek tanrılarını korumuşlardır. Alınan her ülkenin tapınağı özenle korunmuş ve kendi imparatorluklarına geçirilmiştir. Cezalar ölüm yerine kısa kısas yöntemi yerine yapılan cezalar eşya karşılığında cezalandırılmıştır. Buda gösteriyor ki, Hititler savaşarak aldıkları yerlerde bile barışı ve kardeşliği götürmüşlerdir ”

haber7.com

Bu yazımızda sizlere Hititler hakkında genel bilgi vermeye çalıştık. Bu yazıyı hazırlarken en çok şaşırdığım bölüm ise Hitit kültürü ile günümüz kültürü arasında benzerlikler. Aradan yaklaşık 4000 yıl geçmesine rağmen eski alışkanlıklarımızı devam ettirmemiz çok güzel. Farklı uygarlıklardan edindiğimiz ne gibi alışkanlıklar var? sorusu aklıma gelmiyor değil. Bu konu hakkında araştırmaya devam edeceğim.

Hititler kimdir? Hititlerin Dini İnancı? Hititler nerede yaşadı? Hititlerin savaşı? Hititler yazı yazarmıydı? Hititlerin kültürü ve günümüze kadar gelen alışkanlıklar nelerdi? ve tarihçesi hakkında kısa bilgi vermeye çalıştık

Hititler Hakkında Kısa Bİlgiler


Beğendin mi? Arkadaşlarınla Paylaş O Zaman!

0

Sizin Tepkiniz Nedir?

Mutlu Mutlu
500
Mutlu
Kızgın Kızgın
450
Kızgın
HEYECAN HEYECAN
400
HEYECAN
Çok Acı Çok Acı
50
Çok Acı
Sesli Güldüm Sesli Güldüm
400
Sesli Güldüm
Hüzünlü Hüzünlü
350
Hüzünlü
Oha Oha
301
Oha

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir